Posts Tagged ‘web 2.0’

Arama motoru olarak Google ne yapıyor ? - Text Mining on Web

Sunday, March 1st, 2009

Data mining (veri madenciliği) > Text mining (metin tabanlı veri madenciliği) > Text mining on web (Web üzerinde metin tabanlı veri madenciliği):

İşte arama motoru olarak Google bunu yapıyor, text mining on web.

Peki neden ? Neden ihtiyaç vardı “text mining on web” konusuna ?

Şimdi 90′lı yılların ortalarına gidelim. Web sayfalarının yavaştan hayatlarımıza girmeye başladığı günler. Dünyanın çeşitli yerlerinden çeşitli konularda, ilk başta onlarca yüzlerce, ve birkaç sene içinde onbinlerce yüzbinlerce web sayfası yayına girdi. Lakin, web sayfaları yaratılırken ya da web’e yerleştirilirken bir “indeksleme” yapılmıyordu. Yani, “bu web sayfası şu konularda bilgi içerir” gibisinden bir kayıt altına alınmadan yayına giriyordu. Dolasıyla web o günlerde, indesklenmemiş, yüzbinlerce web sayfasından oluşan ama hangi sayfanın içeriğinin ne ile ilgili olduğu bilinmeyen düzensiz bir yığındı.

Ve işte bu noktada “arama motorları” hayatımıza girdi. Web’i belirli aralıklarla ve kendilerine has algoritmalarla tarayan, yakaladıkları ipuçlarına göre web sayfalarını indeksleyen, yani “text mining on web” yapan sistemler. Ve Google, bu alanın ilk oyuncusu olmamasına rağmen, öne sürdüğü “text mining on web” algoritmasının ve alt yapısının başarısıyla, yani, web’de arama yapan kişilere hızlı bir şekilde etkili sonuçlar döndürebildiği için, en etkili arama motoru olarak hayatlarımızda yer edindi.

Google, Search Engine

Google, Search Engine

Ağ Toplumu Kavramı ve Manuel Castells Yaklaşımı

Sunday, March 1st, 2009

- Sen beni bilgili, çok okumuş bir adam mı sanıyorsun ?

- Tabii ki - dedi Zi-gong - öyle değil misin ?

- Pek sayılmaz - dedi Konfüçyüs - ben yalnızca başka herşeyi birbirine bağlayan bir ipi tuttum

Sima Qian, “Confucius” dan bu alıntıyı Manuel Castells yapıyor, 1996′da yayına çıkan Ağ Toplumun Yükselişi isimli enformatik çağını konu alan sosyolojik analiz kitabının girişinde.

Bugün, 1999′dan beri web teknolojilerini yakından takip eden birisi olarak benim için, yukarıdaki cümlenin anlamı çok büyük. Bir yerde web’in önemi, bir yerde Google’ın başarısı gizli yukarıdaki alıntıda.

Ama o günlerde, ortada ne Google vardı, ne de web bugünkü web di.

İşte Castells’in Ağ Toplumunu analiz etmedeki başarısı.

Kanaatimce, ağ toplumu sürecini anlamak isteyenler için en önemli referanstır bu kitap:

Ağ Toplumun Yükselişi (The Rise of Network Society), Manuel Castells

The Rise of Network Socirty, by Manuel Castells

Ağ Toplumun Yükselişi, Manuel Castells

Ağ Toplumun Yükselişi, Manuel Castells

What is Web / Web Nedir ?

Saturday, October 11th, 2008

Webin tanımı en iyi yine kaşifi, Tim Berners Lee yapıyor:

Single Global Information Space - Evrensel Bilgi Uzayı

Arama Motoru Optimizasyonu - Search Engine Optimization (SEO) nedir ve neden gereklidir?

Friday, October 10th, 2008

SEO - Search Engine Optimization, Arama Motoru Optimizasyonu, web üzerinden tanıtım, reklam ve e-ticaret faaliyetlerinde kritik nokta olma niteliğinde

Search Engine Optimization - Arama Motoru Optimizasyonu nedir ve neden gereklidir?

Search Engine Optimization (Arama Motoru Optimizasyonu), bir web sayfasının içeriğinin arama motorları tarafından en etkili şekilde indekslenmesini, ve bu içeriğe yönelik yapılan arama motoru sorgularında, arama motorları tarafından üst sıralarda listelenmeye yönelik yapılan eylemler bütünüdür.

Bir siteye yönelik Search Engine Optimization çalışmaları, temelde 2 aşamadan oluşur:

1. Sistem Altyapısı, sistemin mimarisi ile ilgili SEO çalışmaları
2. Süreç Yönetimi, web yayıncılık süreci ile ilgili SEO çalışmaları

Etkili sonuç almak için, projenin en başından bu ikisinin SEO konusunda uzman bir kişi danışmanlığında birlikte yürütülmesi gerekmektedir. Şöyleki, sistem mimarisi en baştan arama motorları ile aynı dilden konuşacak türden tasarlanmalı ve sistem hayata geçtikten sonra, web yayıncılık süreçleri kullanılarak sistemin arama motorlarında gösterdiği performans takip edilip, hedefler doğrultusunda gerekli eylemler yapılmalıdır.

Konuyla ilgili faydalı bilgiler ve dikkat edilmesi gereken birkaç nokta:

> Arama motorları, sitenizin nasıl göründüğü ile ilgilenmezler. Göze çok şık görünen bir sitenin alt yapısı SEO teknikleri düşünülmeden hayata geçirilirse, site arama motorları tarafından gerektiği gibi listelenemez.

> İçeriğin tamamı Flash içinden sunulan siteler SEO tekniklerinden yeterince faydalanmazlar. Arama motorlarının çoğu bugün için Flash uygulamalarının içeriğini okuyamamaktadır. Bu yüzden, sitenizin arama motorlarındaki performansı sizin için önemli ise, sitenizin tamamını Flash ile yaptırmanızı tavsiye etmem. Onun yerine, görsel dinamizmi sağlamak için, sitenizde küçük Flash moviler kullanabilirsiniz, ancak, içeriği mutlaka html (ve türevleri) tabanlı sunmanız gerekmektedir.

> SEO konusu geniş bir konudur, ve birçok parametreyi bünyesinde barındırır. Bu tekniklerin tamamına hakim olmadan yapılacak müdahaleler fayda yerine zarar verebilir. Arama motorları, yapılan müdahaleyi sistemi kandırma olarak algıladığı takdirde, sitenizi kara listeye alabilir, geçici veya kalıcı cezalar uygulayabilir. Bu sebeple, projenizi ya da sisteminizi, konuya hakim SEO danışmanlarına emanet etmenizi tavsiye ederim.

SEO neden gereklidir sorusunun cevabı ise oldukça nettir. Bugün birçok insan, merakları ya da ihtiyaçları olan bir konuda kendilerine faydalı olacağını düşündüğü güncel bilgilere ulaşmak için Google başta olmak üzere arama motorlarından faydalanmayı alışkanlık haline getirmiştir. Bu konuda Google’ın nekadar başarılı olduğunun ve etkin kullanıldığının en büyük kanıtı ise, sadece bir arama motoru çubuğu ile başlayıp, 10 seneyi bulmayan bir sürede değeri 150 milyar doları aşan bir şirket haline gelmesidir.

Bir diğer nokta ki ticari anlamda en önemli hususlardan biri olarak sayılabilir, SEO uygulamalarının, reklam ve tanıtım konularında en ekonomik çözüm olma özelliğidir. Firmanızı ya da projelerinizi tanıtmak için TV, radyo ve diğer medyalarda harcayacağınız paralar ile kıyaslandığında, geri dönüş oranı çok daha yüksetir. Çünkü bilgisayar başında belirli bir konuda arama yapan insan, belirli bir ihtiyacı olan kişidir, ve ihtiyacının kendisi farkında iken, karşısına çıkılarak, satış ve pazarlama sürecinde en önemli adım atılmış olur.TV, radyo ya da basılı reklam ve tanıtım materyallerinin kişilere ulaştığı zaman o kişilerin gerçek hedef kitlesi olup olmadığı ve o an ihtiyaç sahibi olup olmadıkları üzerinde soru işareti olan kavramladır. Dolayısıyla, SEO teknkleri ile ihtiyacının farkında olan hedef kitlenize ulaşır, ve projenizi en kısa sürede ticari değere döndürebilirsiniz.

Facebook neden Türkiye’den çıkmadı (çıkmaz) ?

Friday, October 10th, 2008

Web 2.0′ın en başarılı uygulamalarından biriydi Facebook. Beraberinde çok ciddi bir ticari başarı da kazandı bu uygulama. Peki Facebook gibi bir uygulama neden Türkiye’den çıkmadı (çıkmaz)?


Aslında cevabı basit bir soru bu.

bizim ülkemizde girişimcilik kültürü yeterince yerleşmemişken, hele hele bilişim çözümleri gibi konularda projelere yatırım yapma kültürü yokken, dünyanın ilgisini üst seviyede çeken uygulamaların bu topraklardan çıkma şansı çok düşük.

 

Çünkü siz 100 fidan ekersiniz, içlerinden biri yeşerir…

 

..bizim ülkemizde ekilen fidan sayısı Amerika’dakinin, Avrupa ülkelerinin, Japonya’nın o kadar gerisindeki, bu fidanlar içinden toprağı sarıp yeşerecek uygulamalar, uluslarası başarılar da bir okadar uzak bizlere ne yazıkki.

 

Türkiye’de en klasik ve en garantici yatırım aracı olan emlak & gayrimenkul sektörü yüzünden, insanlar teknolojik alanlarda yatırım yapmaktan uzak duruyor.

 

Parası olan bir ev daha alsın, hem evi değerlensin zaman içinde, hem kira getirisi olsun, böyle bir ortamda, Türkiye’den kaç bireysel yatırımcı çıkıyor sizce teknolojik projelere yatırım yapacak ?

 

Amerika’da durum nasıl peki biliyor musunuz ?

 

Adamların teknolojik fikirlere yatırım yapma kültürü var. Güzel fikirleri kovalayan yatırımcıları, yatırımcı ve fikir sahibinin pozisyonlarını net bir şekilde ortaya koyan hukuk kuralları var. Sonuç: Her dakika yeni fidanlar ekiliyor fırsatlar ülkesinde. Ve Türkiye’de bir ev alma parasına yapılan yatırım, iki sene içinde karşılığını buluyor, Microsoft Facebook’un yüzde 2 sinden bile az bir hissesini aldığında zevkten dört köşe oluyor.

 

O projeyi en başından destekleyen yatırımcıları siz düşünün :)

 

* Facebook ile ilgili bazı bilgiler:

4 Şubat 2004 yılında Harvard öğrencileri Mark Zuckerberg ve oda arkadaşı Dustin Moskowitz tarafından kurulan Facebook, yalnızca Harvard öğrencilerine hizmet etmek için çıktığı yola, 4. ayında 30 Üniversiteyi daha bünyesine katarak devam etti. Aradan geçen süre boyunca sürekli popülerleşen Facebook, Ekim 2007’de Microsoft’tan aldığı 240 milyon dolarlık yatırımla büyük patlamasını yaşadı. 

2007 yılında haftada 1 milyondan fazla kullanıcının kayıt olduğu site, 2008 yılının son çeyreğinde 140 milyondan fazla kullanıcıya hizmet veriyordu. Kullanıcılarının %11’i 35 yaşından büyük olan sitede ortalama bir kullanıcı günde en az 19 dakika zaman geçiriyor. Amerika’nın en değerli 5. internet firması olan Facebook’un 2008 yılında ivmelendirdiği reklam faaliyetlerinden elde ettiği gelir 140 milyon dolar. Şirkette 750 çalışan bulunuyor.

 

 

Sevgi ve saygılarımla,

 

İsmail Çifci